22.06.2009, İSTANBUL Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ''Yaşanan küresel kriz ortamında devir, kar devri olmaktan çıktı, ar devri oldu. Birçok şirket krize inat ayakta kalma iddiası ile zarar pahasına yola devam ediyor'' dedi.
TOBB'un 5 ayaktan oluşan, ilk haftada ''Eve kapanma pazara çık'', ikinci haftada ''Kimse işini kaybetmesin'' ve üçüncü haftada ''Güven ve istikrar'' mesajları verilen ''Kriz varsa çare de var'' kampanyasının 4. mesajı ''Gücüne inan'' oldu.
Kampanyanın yeni mesajının açıklandığı, Topkapı'daki Şişecam fabrikasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Hisarcıklıoğlu, toplumun krize duyarlılığını ortaya koyan bu kampanyanın faydalı olduğunu ve çözüm arayışlarına katkıda bulunduğunu düşündüğünü ifade ederek, kampanya birinci ayını doldururken, halktan, özel sektörden, hükümetten ve muhalefet partilerinden aldıkları desteğin katlanarak arttığını söyledi.
Hisarcıklıoğlu, 1 milyon adet kampanya afişinin, Türkiye'nin dört bir yanındaki çarşılara, pazarlara, alışveriş merkezlerine ve organize sanayi bölgelerine asıldığını belirterek, Türkiye'nin en büyük firmalarının her gün gazetelere verdikleri ilanlarla, açıkladıkları ilave indirimlerle kampanyaya destek olduğunu, bu desteklerin genişletilmesi için sürekli görüşmeler içerisinde bulunduklarını anlattı.
Hükümetin de son 1 ay içinde ekonomiyi canlandırmak adına son derece önemli adımlar attığını, başta yeni teşvik ve istihdam paketi olmak üzere, bazı sektörlerde oranların düşürülmesine rağmen, ÖTV indirimlerinin devam ettirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bu adımların bir bütünlük içerisinde devam etmesini bekliyoruz. Özellikle sabit ve dar gelirlilerin alım gücünü artıracak mekanizmalar üzerinde düşünülmeye devam edilmelidir. Geçtiğimiz bir ay içerisinde krizden çıkışa yönelik çözüm arayışları hızlanmış, ekonomi bütün Türkiye'nin meselesi haline gelmiştir. Elbette bu kampanya tek başına krizi çözmez. Biz bunu hep söyledik. Ancak tedbirlerin bütüncül biçimde alındığı bir ortamda kendimize güveniyor olmak, krizden korkmamak, ülkemize çok şeyler kazandırabilir.
-''BUGÜNLER, YENİ BİR BEYAZ SAYFAYI AÇMANIN TAM ZAMANIDIR''-
Rifat Hisarcıklıoğlu, yaşanan küresel kriz ortamında herkesin zihinlerindeki ezberleri bozması, önyargılarını bir kenara bırakması gerektiğini belirterek, ''Alışılmadık bir dönemde, alışıldık önlemlerle yola devam edilmez. Bugünler, yeni bir beyaz sayfayı açmanın tam zamanıdır. Beyaz sayfanın ilk şartı da, suçlama psikolojisini bir kenara koymaktır. Zaman, ileriye bakma zamanıdır. Zaman, krizi değil, çareyi tartışma zamanıdır'' şeklinde konuştu.
En küçük bir sıkıntıda işçiyi kapıya koymak ne kadar yanlışsa, ''bütün işverenler kriz fırsatçılığı yaptı, işçileri işten çıkardı'' söyleminin de o kadar yanlış olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, bu dönemde bütün işverenlerin beşeri sermayesini korumak için çaba göstermesi gerektiğini kaydetti.
Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: ''Yaşanan küresel kriz ortamında devir, kar devri olmaktan çıktı, ar devri oldu. Birçok şirket krize inat ayakta kalma iddiası ile zarar pahasına yola devam ediyor. Ancak hepimiz biliyoruz ki bu kararlılığın sürdürülebilirliği hükümetimizin gerekli tüm önlemleri almasından geçiyor. Bir yandan iç piyasayı canlandıracak tedbirlere odaklanırken, orta vadede dış talebe dayalı büyümeye geçiş ve sanayinin rekabet gücünü artırıcı yapısal reformları da ortaya koymak gerekiyor. Bu noktada orta vadeli mali programın son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.''
-''ÜLKEMİZE 'GÜCÜNE İNAN' DİYORUZ''-
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, iletişim kampanyalarında dördüncü haftaya girerken, yeni afişlerinin yurt genelinde yerini alacağını, bu hafta başta iş dünyası olmak üzere Türkiye'ye 'Gücüne inan' dediklerini söyledi.
Bugün ev sahipleri olan Şişecam gibi, dünya rekabet arenasında Türkiye'nin kaliteli üretim gücünü gösteren Türk şirketleriyle, Türkiye ekonomisini oluşturan işçiyle, esnafla, memurla gurur duyduklarını ifade eden Hisarcıklıoğlu, ''Bu güven ve özveriyi kaybetmediğimiz sürece, üretimden gelen gücümüzle Türkiye'nin önü hep açık olacaktır'' dedi.
Türkiye'nin enerjisinin kabına sığmadığını, dünya ekonomisini yönlendiren bir Türkiye için daha yapacak çok iş bulunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: ''Bu yolda ilk adımımız ise mevcut krizden en az hasarla çıkmak. Bunun için hükümetimiz güven ve istikrarı sağlayan tedbirleri almaya devam etmeli. Bizler de gücümüze inanıp moralimizi kaybetmemeliyiz. Hedefimiz büyük. Dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasında olmalıyız. Kendisine, insanına ve ülkesine güvenen girişimcilerimiz, bir Türkiye mucizesini daha gerçekleştirebilirler. Zaman, kendine güven ve cesaretle harekete geçme zamanıdır. Zaman, aklımızı, umutlarımızı, coşkularımızı ortaklaştırma zamanıdır. Zaman, önce kendimize, sonra birbirimize güvenme zamanıdır. Biz geçmişte çok badireler atlattık. Bu krizi de atlatacağımıza inancımız tam. Biz gücümüze inanıyoruz. Gücümüz, daha önce başarmış olmamızdan kaynaklanıyor. Yaptık, yine yaparız. Aştık, yine aşarız. Yolumuza devam ederiz.''
Bu arada, etkinliğe katılımı beklenen Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün, Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı nedeniyle toplantıda yer alamadığı öğrenildi.
''DAR VE SABİT GELİRLİLERİN, EMEKLİLERİN, MEMURLARIN, İŞÇİLERİN, YEŞİL KARTLILARIN HARCAMASINI TEŞVİK EDECEK MEKANİZMALARA İHTİYAÇ VAR''
Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Hisarcıklıoğlu, kampanyanın baştan sona çok başarılı olduğunu belirtti. İnsanların ekonomiyi konuştuğu zaman ekonomiyi düşünmeye başladığını, çözüm noktasında farklı fikirleri ortaya koyduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: ''Sonuçta bu sıkıntılı halden çıkabilmek için düşünebilmek lazım, düşündüğünü uygulamak lazım. O açıdan kampanya baştan sonuna çok başarılı oldu. Türkiye açısından baktığımız zaman 41 ilimizin valisi, belediye başkanı, her türlü görüşteki siyasi parti başkanlarıyla beraber insanlar bu krizden, bu sıkıntıdan çıkış için bir yol arıyor, bir heyecan arıyor. Bu heyecanın da bu kampanya sürecinde tuttuğunu görüyoruz. Kriz ve sıkıntı olduğu zaman insan içine kapanıyor. Bunu yenebilmenin yolu da dışarıya çıkmakta. Bu kampanyayla, imkanı olup bu krizden dolayı acaba yarın, gelecek kaygısı taşıyarak harcamayan kesim var, bu kampanya o kesime hitap ediyor.''
Hisarcıklıoğlu, ''Kriz varsa Çare de Var'' kampanyasının bütün Türkiye'de bir heyecan yarattığını, lehte ve aleyhte tartışmaya başlandığını, bu açıdan kampanyanın olumlu olduğunu ifade etti.
Bir gazetecinin, ''Hükümetten harcama çeki bekleyip beklemediğini'' sorması üzerine de Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: ''Evet, harcama çeki isim olarak yakışıklı değilse de, beğenmiyorsak da... Dar ve sabit gelirlilerin, emeklilerin, memurların, işçilerin, yeşil kartlıların harcamasını teşvik edecek mekanizmalara ihtiyaç var. Bunun adı 'harcama çeki' olur veya başka bir şey olur. Bunlardan bir tanesi önemliydi bu açıdan. İstihdamı teşvik paketini kutluyoruz. Meslek edindirme kursları çok önemliydi. Meslek edindirme kurslarını 6 ay süresince devletimizin kişi başına günlük 15 lira vererek bunu desteklemesi, hem insanların altın bileziğe sahip olmasını sağlayacak hem de harcama potansiyelini artıracaktır.
Bu gibi, çek verilmeyecekse, bu gibi harcamalara destek olacak unsurlara ihtiyaç vardır. İlave istihdamın üzerindeki yüklerin devlet tarafından üstlenilmesi önemliydi. Bu istihdamı teşvik edecek noktada bunların anlatılması önemli.''
KDV ve ÖTV indiriminin oranının azaltılarak devam etmesinin, Hükümetin bu kampanyaya desteğinin somut bir göstergesi olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, finans kesimini de bu kampanyaya dahil etmek için görüşmelerin devam ettiğini sözlerine ekledi.
TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI YALÇINDAĞ
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ yaptığı konuşmada, TÜSİAD olarak, bu kampanyayı son derece önemsediklerini ve benimsediklerini söyledi.
Yalçındağ, ''Bu süreçte gücümüze inanmalıyız. Ülke olarak bu zor dönemin de üstesinden geleceğimize inancımızın ekonominin düzelmesi açısından ne kadar önemli olduğunu, psikolojinin ve moralin, sizler benden daha iyi biliyorsunuz. İşte bu kampanyalarla bunu halkımıza da anlatmamız, bu sürecin üstesinden gelebilmek için son derece önemli'' dedi.
Ekonomik krizlerin 3 birleşeni bulunduğunu ifade eden Yalçındağ, şöyle devam etti: ''Önce hükümetimiz, ekonomi yönetimi, gerçekçi bir analiz yaparak gerekli önlemleri almalı, mevzuat değişiklikleri yapmalı ki, burada ilerliyoruz. Bu son derece sevindirici. Bu yapılacaklar güven ve istikrarı sağlayacaktır. Sonra iş, tüketicimiz ve hane halkına geliyor. Eğer evimize çekilirsek, eğer moralimizi bozarsak, kabuğumuza çekilirsek ve tüketmezsek unutmayalım ki ekonomideki düzelmeyi de ertelemiş oluyoruz. Onun için tüketimimizi, ihtiyaçlarımızı ertelememeliyiz. Sisteme inanmalıyız ve evimizden çıkarak üzerimize düşen görevi yapmalıyız.
Bunun son ayağı, bugün için de önemli olan, bizim üzerimize düşen, yatırımcının, iş adamının, iş insanının üzerine düşen sorumluluklar... Türk iş dünyası olarak, krizlerle baş etmekte diğer rakiplerimize, diğer dünya ülkelerine göre öndeyiz. Burada egzersiz sahibiyiz. Bu bizim büyük bir avantajımız. Elimizi taşın altından çekmeyelim. Sisteme inanalım, güvenelim ve cesaretimizi kaybetmeyelim. Eğer bizler de öyle olursak bu sürecin üstesinden çok daha çabuk geleceğiz. TÜSİAD olarak inanıyoruz ki, ülke olarak cesaretle, inançla ve akıllı davranarak bu krizi dünyanın birçok ülkesinden çok daha çabuk atlatıp kriz sonrası rekabet ortamına da hazır olarak başlayacağız.''
KALE GRUBU ONURSAL BAŞKANI İBRAHİM BODUR
Kale Grubu Onursal Başkanı İbrahim Bodur, kampanyanın ülke için önemli olduğunu vurguladı.
''Bence biraz geç olmasına rağmen dahi bu fevkalade yerindedir. Bütün kurum başkanlarına teşekkürlerimi sunuyorum'' diyen Bodur, iş hayatında ve sanayici olarak 60. yılını doldurduğunu hatırlatarak, ''Başkan olarak da bizim sayın Basmacı da (İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Nejat Ekrem Basmacı) aramızda. O zaten ömür boyu götürecektir. Uzun ömürler diliyorum'' şeklinde konuştu.
Katılımcılarla Kale Grubunun seramik sektörüne girişini paylaşan Bodur, Vehbi Koç ile ilgili anılarına değinirken de, İstanbul Sanayi Odasının (İSO) kuruluş öyküsünü anlattı.
Daima sanayiyi savunduğunu ifade eden Bodur, ''Türkiye'de 10-15 yılda aralıklı duraklama dönemleri yaşanmıştır. Eğer bu duraklamalar olmasaydı, Türkiye bugün çok daha başka yerlerde olurdu. Bu müşkülatlara rağmen Türk müteşebbisi, iş adamı taşın altına elini değil, ayaklarını da koyarak sanayiyi bu duruma getirmiştir. Bunda herkesin büyük katkısı vardır'' diye konuştu.
Teknolojinin önemine işaret eden Bodur, üniversite mezunu çok sayıda işsiz bulunduğunu ve bunların asgari ücretle iş aradığını, hükümetin ve devletin bir plan dahilinde bunu organize etmesi gerektiğini söyledi.
Bodur, ''Tecrübelerimle şunu biliyorum ki, 'koyun ekonomisi' diyorlar. Bilirsiniz koyunun bir geçti mi hepsi arkasından... Bir zamanlar Avrupa'nın hurda makineleri geldi, doldurduk. Onlarla uğraştık. Teknolojiye bakacaksın'' dedi.
Bu toplantının önemli olduğunu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun nazik daveti üzerine buraya geldiğini dile getiren Bodur, burada bulunduğu için çok mutlu olduğunu, moral ve güç bulduğunu ifade etti. Konuşmasının ardından Bodur'u, toplantıda bulunan iş adamları ve diğer katılımcılar ayakta alkışladı.
ZORLU HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET NAZİF ZORLU
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu ise sanayisiz bir ülke, Türkiye düşünemediğini belirterek, ''Yerli malı kullanalım, Türkiye'mizi uçuralım'' dedi.
Zorlu, istihdamı devam ettirmenin tek yolunun tüketmekten, çalışmaktan ve ihracattan geçtiğini söyledi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Zorlu, ''Tünelin ucu diye bir şey yok. Her zaman karanlık görmeyeceksin. Ama her zaman yağmur yağacakmış gibi elinden şemsiyeni de bırakmayacaksın. İyimser düşünelim. Türkiye bu krizden çıkacaktır. Çünkü krizlere bağışıklık kazanmıştır. Ama herkesin fedakarlık etmesi lazım'' şeklinde konuştu.
ÇALIK HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET ÇALIK
Zorlu, Türkiye'nin IMF ile kendi çıkarları menfaatinde anlaşması gerektiğini söyledi. Çalık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık da, ''Kriz varsa çare de var'' kampanyasını çok gerçekçi bulduğunu ve can-ı gönülden desteklediklerini ifade ederek, ''Ülkemize, ülkemizin potansiyeline güvenmeliyiz. Türkiye gerçekten dünyada potansiyeli en yüksek ülkedir. Bölgesel bir güçtür. İnanıyoruz ki bu kriz ve sonrasında, bize ait olmayan bu krizden sonra, Türkiye'nin daha güçlü olacağına inancımız tamdır'' diye konuştu.
SANKO HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI ABDULKADİR KONUKOĞLU
Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu ise hep beraber bu işi ele ele aldıkları takdirde, Türkiye'nin krizden çıkmaması için hiçbir neden olmadığını belirterek, aile yapısının çok önemli olduğunu, Türkiye'de birinin işsiz olması halinde öbür kardeşinin ona yardım ettiğini söyledi. Konukoğlu, Türkiye'nin genç nüfusa sahip olduğuna işaret ederek, ''AB ister bizi alsın, artık ister almasın. Önemi de kalmadı. İnşallah onlar bize muhtaç olacak. Ben buna inanıyorum'' şeklinde konuştu.
KÜTAHYA PORSELEN YÖNETİM KURULU BAŞKANI NAFİ GÜRAL
Kriz kelimesini kesinlikle kunlanmadıklarını anlatan Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Nafi Güral ise “Ben Anadolu da yaşıyorum Anadolu da çalışıyorum. Kütahya da. Bizim şirketimizde ve başkanı olduğumun odanın mensuplarında şu logoda gördüğünüz birinci kelimeyi biz kullanmıyoruz. Bu kelimenin ifade ettiği manayı tarif etmemiz gerektiğinde de içinde bulunduğumuz olağan üstü şartlar diyoruz. Peki ne yapıyoruz daha önceden duyduğumuz cümleleri kendimize ilke ediniyoruz. Bunlardan birisi ya bir yol bulacaksın ya bir yol açacaksın. İşte bizde kendimizde hedefe götürecek yolu bulmaya çalışıyoruz. Yolu bulamadığımız zamanda bu yolu açıyoruz. Bir diğer düşüncüde Mevlana’dan. Gül düşünürsen gülistan olur diken düşünürsen dikenlik olur. İşte bunlar bizim ilkelerimiz. Sayın Hisarcıklıoğlu çok güzel konuşmasının içerisinde cımbızla bir bölümünü çekmek istiyorum. Sayın Hisarcıklıoğlu dedi ki içinde bulunduğumuz şartlarda küresel markaların sahibi olmak. Çok doğru şu an Avrupa’da Türkiye için ifade etmediğimiz ama Avrupa ve Amerika için ifade edebileceğimiz bu kriz kelimesi buraları kemirmekte. Gerek Avrupa’da Gerek Amerika’da gerek diğer ülkelerde satın alınabilecek çok önemli markalar var. Bunları almak bize neyi kazandıracak? Küresel markanın etkisini almak iki yönetim felsefesi edinmek ve üçüncüsü de bu küresel markanın sahip olduğu pazarları kazanmak. Bu nedenle hepimiz bu düşüncülerin sahibi olmalıyız. Birbirimize bu başarı hikayelerindeki hikayeleri konuşmalıyız” diye konuştu.
MÜSİAD GENEL BAŞKAN YARDIMCISI HASAN BÜYÜKDEDE
MÜSİAD Genel Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede, genel merkez ve Türkiye’deki bütün il teşkilatlarının kampanyaya destek verdiğini belirterek, “Kampanya ile beraber bu krizin nasıl olumlu yönde çevrilebileceği yönünde çalışmalar yapmamız gerektiği inancındayız. Bunlardan bir tanesi de şu günlerde televizyonlarda bir kampanya sürüyor. İhracatçılar birliği olarak, makinacılar tıkır tıkır diye bir kampanya yürüyor. Bugüne kadar son dönemlerde yabancıları tercih eden yerli endüstriden biraz uzaklaşan tüketicimizi belli sektörlerde tüketmeye sevk edecek onları yerliye dönüştürecek bir imkan olabileceğini düşünmüştük. Diğer bütün sektörlerimizde de bu tanıtım kampanyalarının sektörü canlandırmak için faydalı olacağına inanıyoruz. Üreten Türkiye Platformuna ve başta sayın başkanımız Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm platformda görev almış bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyor saygılar sunuyorum” dedi.
ŞİŞECAM YÖNETİM KURULU BAŞKANI PROF. DR. KIRMAN
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. (Şişecam) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, Türkiye'nin yaşanan ekonomik krize çok rahat çare üretecek ülkeler arasında yer aldığını belirtti.
Bu dönemde önemli olanın kamu otoritesi ve özel sektörün kendilerine düşen fedakarlığın farkında olarak çözüm üretilmesine katkıda bulunmaları gerektiğini dile getiren Kırman, ''Karamsar insanlar sadece tüneldeki karanlığı görür, iyimser insanlar ise sadece tünelin ucundaki ışığı görür, tedbirliler ise ışığı görmesinin yanı sıra gelecek treni de görür. Biz tedbirliyiz daha önce krizler yaşayan bir ülke olarak nasıl hareket etmemiz gerektiğini biliyoruz. Bunları hayata geçirirsek, duyduğumuz bu güvenle tünelin ucundaki ışığa trene rast gelmeden ulaşabiliriz'' diye konuştu.
BORUSAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI BÜLENT DEMİRCİOĞLU
Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Demircioğlu da krizin psikolojik tarafının mutlaka kırılması gerektiğini belirtti.
Demircioğlu, tüketim azaldığında hükümetlerin bunu artırıcı tedbirler alması, devletin ve özel sektörün tüketimi artıracak, destekleyecek ve teşvik edecek davranış biçimlerine girmesi gerektiğini söyledi.
TESK GENEL BAŞKANI BENDEVİ PALANDÖKEN
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de perakende sektörünün iş hacminin 150 milyar dolarlık bir rakam olduğunu ve bu yıl krize rağmen yaklaşık 87 bin iş yerinin açıldığını söyledi.
Palandöken, esnaf ve sanatkara mutlaka bu ekonomik yapıda bir kaynak aktarılması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: ''Açıklanan 5 pakette de esnaf sanatkar yok. Bugün ne teşviklerde ne de bölgesel kalkınmada, aynı ilde hizmet üreten esnaf ve sanatkar, o bölgeye yatırım yapanların aldığı imkanlardan yararlanamıyor. Böyle bir adaletsizlikle esnaf ve sanatkarın ülkemizde kalkınmasının mümkün olmadığını düşünüyorum. Eşitlik ve mutluluk tabanda olmalı. Tabanda bir mutluluk yok. Hep bize akıl, başkalarına para verirseniz, bu sistemi düzeltmek kolay olmayacaktır.''
HAK-İŞ GENEL BAŞKANI SALİM USLU
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise, krizle birlikte toplumun önüne örülen psikolojik duvarların bu kampanyalarla birlikte ortadan kaldırıldığını bildirdi.
Uslu, bu kampanyaların topluma moral vermek gibi tamamlayıcı bir amacı ve etkisi bulunduğunu ifade ederek, ''Kriz ve kaostan, umutsuzluk ve evhamdan beslenerek pozisyon tutan, kolaycıların mesajlarımızı anlamak noktasında idrak kapasitelerini biraz daha zorlamaları gerektiğini düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz ağır koşulları biliyor, yapıcı ve samimi eleştirilerden yararlanmaya çalışıyoruz. Ülke yararına olan her çabayı önemsiyor ve destekliyoruz'' diye konuştu.
TÜRK İŞ GENEL MALİ SEKRETERİ ERGÜN ATALAY
TÜRK İŞ Genel Mali Sekreteri Ergün Atalay, kampanyanın çok güzel bir çalışma oldugunu ifade ederek, “İşverenlerimize, değerli kitle örgütleri başkanlarına katkılarından dolayı özellikle teşekkür ediyorum. Sayın başkanımız ifade etti, biz dünyada otomotiv de, tekstilde, seramikte, beyaz eşyada ilk 3’ ün içerisinde olan ülkeyiz. Sizlerle beraber işçilerimiz, açıkçası bizler bu yükü, bu treni beraber çekiyoruz. Bu krizle ilgili herkes bir bedel ödüyor. İşverenlerimiz bir bedel ödüyor, tabi esas bedel ödeyen ücretten başka, çalışmadan başka hiç birşeyi olmayan işçilerimiz. Değerli basın mensupları, değerli işverenlerimiz, suçlama noktasında kesinlikle söylemiyorum. Katkılarınızı yakinen bilen insanlardan bir tanesiyim. TÜRK İŞ bu ülkede 58 yıldır temsil ettiği insanların, hak ve menfaatlerini de ülkenin hak ve menfaatlerinin önüne koyan dev bir kuruluş. Bu kuruluşun mensupları, sizlerin işyerlerinde çalışan insanlar. Değerli katılımcılar, son 6 aydır yüz binleri aşan işçilerimizin bir bölümü köylerine döndü. Bir bölümü kahvede, bir bölümü evinde, bir bölümü babasının yanında, özellikle sizlerde bu sıkıntıları çekenlerde, biz sendikacılar olarak bu insanların büyük bir kısmı bizim kapılarımızda. Değerli katılımcılar ben Adapazarlıyım. Bundan 2 yıl evvel Adapazarı’nda, bir yangın oldu. Ona şahit olduğum için 2 kelime ile anlatmak istiyorum. Niyazi amcanın evi yanıyor, itfaiye söndürmeye geldi. Ben de itfaiyenin yanında duruyorum. Niyazi amca, Osman a soruyor. Oğlum Osman evi söndürebilecek miyiz diyor. Osman da diyor ki Niyazi baba ev zor ama arsayı kurtarmaya çalışıyoruz. Ne olur arsayı güzel kurtaralım” dedi.
TÜRKİYE KAMU-SEN GENEL BAŞKANI BİRCAN AKYILDIZ
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da dar ve sabit gelirlilere gelir desteği verilmesinin zorunlu olduğunu, siyasi iradenin bunu bir an önce hayata geçirmesi gerektiğini savunarak, şöyle devam etti: ''Krizle mücadelede milli bütünlüğü sağlamak yeterli olacaktır. Bunun da yolu herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesidir. Ortada bir kamyon var ve çamura saplanmıştır. 'Bu kamyonu çamura kim soktu' diye sormanın artık anlamı yoktur. Bu kamyonun çamurdan çıkması gerekmektedir. Üreticisiyle, tüketicisiyle, çalışanıyla, mali sektörüyle, kamyonun kasasına bir omuz verip 'haydi hop' demenin zamanı gelmiştir.''
Bu arada, toplantının ardından TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu'na, toplantıya ev sahipliği yapan Şişecam'ın 1 Ağustos'tan itibaren 3 fabrikada 3 gün ücretsiz izin başlatacağını hatırlatan bir gazeteci, ''Şişecam'ın aynı zamanda yatırımları ve karı devam ediyor... Bunu 'kriz fırsatçılığı' olarak tanımlamayacaksak ne diyeceğiz?'' sorusunu yöneltti.
Hisarcıklıoğlu'nun, soruyu yanıtlaması istemiyle gazetecileri yönlendirdiği Kristal İş Sendikası Genel Sekreteri Münür Dinler, olayın basında yanlış aksettirildiğini ifade ederek, ''İki gündür bazı basında insanlar işinden atılıyor gibi bir kamuoyu oluşturuluyor. Şu ana kadar iş yerlerimiz kapanmasına rağmen işçi arkadaşlarımız işten atılmamıştır, istihdamları sağlanmıştır. Bundan dolayı da Şişecam'a teşekkür ediyoruz. Evet kısa çalışma vardır, ama işçiler işinden olmamıştır'' diye konuştu.
(Bu
haber 1558 defa okundu)
Haber Arşivine gitmek İçin Tıklayın
| Haber
Fotoğrafları: |
| |
|
|
|
| (4,662 KB) |
|
|
 |
|
| (5,228 KB) |
|
|
 |
|
| (5,741 KB) |
|